Bizi Takip Edin
m-kemal-ataturk
Türk! Öğün, çalış, güven.
Türk Bayrağı
Qute Banner
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Gençliğe Hitabe

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Atatürk’ün Kronolojik Hayatı

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, bağımsızlık savaşımızın başkomutanı ve eşsiz devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tüm hayatını milletinin bağımsızlığına ve çağdaşlaşmasına adamıştır. 1881 yılında Selanik'te başlayan bu destansı yaşam, cephelerden meclis kürsülerine, devrimlerden çağdaş bir ulus inşasına kadar sayısız başarıyla doludur. Askeri dehası, ileri görüşlülüğü ve sarsılmaz vatan sevgisiyle sadece Türk tarihinin değil, dünya tarihinin de akışını değiştiren Büyük Önder'in, doğumundan aramızdan ayrılışına kadar süren hayat yolculuğunun kronolojik dökümünü aşağıda bulabilirsiniz.

1881

Atatürk’ün doğumu.

1893

Askeri rüştiyeye öğrenci oluşu.

1899

Harbiye’ye geçişi.

1902

Erkan-ı Harbiye’ye girişi.

1906

Üç dört arkadaşıyla Şam’da gizli olarak “Vatan ve Hürriyet” adındaki cemiyeti kurması ve aynı yılda Selanik’e geçerek aynı cemiyetin şubesini açması.

1907

Askeri rütbesi kolağası oluşu ve yine aynı yıl içinde görevinin Makedonya’daki 3. Orduya nakli, Cemiyetinin Merkezi Selanik’te İttihat ve Terakki Cemiyeti ile birleşmesi.

23 Temmuz 1908

Yukarıdaki gizli ve siyasi faaliyetlerinin sonucu 2. Meşrutiyetin, padişah Abdulhamit’e kabul ve ilan ettirilmesi.

13 Nisan 1909

İstibdat taraftarlarının yeni rejime karşı ayaklanmaları Rumeli’den bunları bastırmak için yola çıkan Hareket Ordusunun Kurmay Yüzbaşkanlığına deruhte etmesi ve bu ayaklanma da önemli bastırıcı rol oynaması.

1911

Trablusgarb savaşına iştirak etmesi ve oradaki kuvvetlerimizin Kurmaylığını üzerine alması. Bu arada rütbesinin binbaşılığa yükseltilmesi.

24 Ekim 1912

Balkan Savaşının başlaması üzerine İstanbul’a dönmesi ve Bolayır’da toplanmış olan kuvvetlerimizin hareket şubesi müdürlüğüne tayin edilmesi.

27 Ekim 1913

Sofya Ataşelikleri görevlerinin uhdesinde toplanması bu arada rütbesinin yarbaylığa yükselmesi.

2 Şubat 1915

Tekirdağ’da kurulması kararlaştırılan yeni bir tümenin komutanlığına tayini. Onun teşkil ettiği ve 19. Tümen adını alan bu tümen Çanakkale savaşlarında parlak başarılar göstermiştir.

1 Haziran 1915

Çanakkale savaşlarında gösterdiği büyük başarılardan dolayı rütbesi albaylığa yükseldi.

1 Nisan 1916

Çanakkale savaşları zaferlerimizle bittiğinden Diyarbakır’daki kolordunun komutanlığına tayin edilmiştir. Oraya giderken de rütbesi generalliğe yükseltildi.

6-7 Ağustos 1916

Rusların Diyarbakır istikametindeki taarruzlarını kırarak Bitlis ve Muş’u düşman işgalinden kurtardı. Bu başarısı üzerine 2. Ordu komutanlığına atandı.

31 Ekim 1918

Mondros Mütarekesini müteakip Yıldırım Orduları Grubu Başkomutanlığını devir alması.

16 Mayıs 1919

Acı mütareke günlerinin bir kısmını çok üzgün olarak geçirdiği İstanbul’dan 3. Ordu Müfettişliği göreviyle Bandırma vapuruyla geçti.

19 Mayıs 1919

Kurtuluş Savaşının başlangıç noktası olan Samsun’a çıkmaları.

21 Mayıs 1919

Erzurum’daki 15.Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ile temas etmesi.

23 Mayıs 1919

Ankara’daki 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa ile temas etmesi.

28 Mayıs 1919

Türk Milletini işgallere protesto için mitingler yapmaya davet etmesi.

3 Haziran 1919

Doğu vilayetlerinde bir Ermeni Hükümetinin kurulması ve İngiliz himayesi fikirlerine muarız olduğunu beyan etmesi.

21 Haziran 1919

Yurdun bağımsızlığını kurmak için Türk Milletini kendisiyle birlikte çalışmaya davet eden tarihi beyannameyi yayınlaması.

8-9 Temmuz 1919

Erzurum’dan askeri görev ve askerlik mesleğinden istifa ettiğini İstanbul Hükümetine bildirmesi.

23 Temmuz 1919

Başkanlığını yaptığı Erzurum Kongresinde millet iradesine dayanan bir millet meclisiyle kuvvetini, gene millet iradesiyle oluşan bir hükümetin kurulması lüzumunu ilk hedef olarak ilan etmesi.

4 Eylül 1919

Sivas Kongresinde yurdun muhtelif bölgelerinde kurulmuş olan müdafaa cemiyetlerini Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirip bütün millet kuvvetlerini bir elde idare etmek imkanını sağlaması.

11 Eylül 1919

Çalışmalarını bitiren Sivas Kongresi delegeleri tarafından seçilen Temsil Heyeti Başkanlığına getirilmesi.

15 Eylül 1919

Temsil Heyeti, Türk Milletinin yetkili makamı olarak ilan edildi.

7 Aralık 1920

Temsil Heyeti ile birlikte Ankara’ya yerleşmesi ve bu şehri milli harekatın merkezi yapması.

23 Nisan 1920

Ankara’da Büyük Millet Meclisinin törenle açılması ve bu meclise başkan seçilmesi.

20 Ocak 1920

“Egemenlik Kayıtsız, Şartsız Milletindir” idare usulü halkın mukadderatını bilfiil elinde tutulması esasına dayanır, kayıtlarını taşıyan ilk demokratik Anayasayı Meclise kabul ettirmesi.

5 Ağustos 1921

İlerleyen Yunan Taarruzu karşısında T.B.M.M. O’na Başkumandanlık görevini verdi.

19 Eylül 1921

Sakarya Zaferinden altı gün sonra T.B.M. Meclisinin çıkardığı bir kanunla Mareşallik rütbesi ve Gazilik unvanı verildi.

27-28 Eylül 1922

Gecesi büyük taarruz savaşının planlarını hazırladı.

26 Ağustos 1922

Cumartesi sabahı Kocatepe’den büyük taarruz emrini verdi.

30 Ağustos 1922

Dumlupınar’da ateş hatları arasında idare ettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesini kazandı.

1 Eylül 1922

Muzaffer Türk Ordularına “İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR İLERİ” emrini verdi.

10 Eylül 1922

Halkın çılgınca alkışları arasında İzmir’e girdi.

2 Ekim 1922

Ankara’ya dönüşlerinde eşsiz merasimle karşılanmışlardır.

1 Kasım 1922

Saltanatın kaldırılmasını temin eden Kanunu Meclis karşısında müdafaa kabul ettirmiştir.

29 Ekim 1923

20:30 da “CUMHURİYET” ilan edilmiş ve Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

3 Mart 1924

Cumhuriyet rejiminin Türkiye’de kökleşip yerleşmesi için şart olan hilafetin kaldırılmasını sağlamıştır. Aynı yıl içerisinde medreseleri kapattırarak milli eğitim alanındaki birliği sağlama yolunu açmıştı. Gene bu suretle laik ve modern esaslara göre eğitim ve öğretim yapan müesseselerin kurulmasına zemin hazırlamıştır.

1 Mayıs 1924

Orta Çağın dini hukuk geleneklerine göre çalışan Şer’iye mahkemelerini kaldırdı.

26 Ağustos 1924

Milli sermayeyi çoğaltmak özel teşebbüsleri teşvik ederek kurmak ve Türk bankacılığını geliştirmek amacıyla İş Bankasını kurdu.

5 Mayıs 1925

Memlekette modern çiftçiliği geliştirmek maksadıyla yapılacak teşebbüslere bir örnek olmak üzere kendi parasıyla bir Orman Çiftliğini kurdurdu.

1925

Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması ile ilgili kanun kabul edilerek batıl inanç ve taassup yatakları ortadan kaldırıldı.

25 Aralık 1925

Medeni kıyafeti getirdi.

26 Aralık 1925

Miladi takvim ve modern saat ölçüsünü değiştiren kanun kabul edildi.

17 Şubat 1926

Türk Medeni Kanununun kabul edilmesiyle Türk milleti ümmet devrinden çağdaş medeniyete geçirildi.

1 Kasım 1928

Çıkarılan bir kanunla Türk Milletinin kolayca okuyup yazmasını temin edecek olan yeni Türk alfabesi kabul edildi.

12 Temmuz 1932

Yüzyıllardan beri ihmal edilmiş olan Türk dilini geliştirmek ve bu gelişmeyi kolaylaştırmak için lüzumlu gördüğü Türk Dil Kurumunu meydana getirdi.

1934

Yılının kasım ayında Türk kadınına siyasi hakları tanıyan yasa çıkarıldı.

24 Kasım 1934

Hayatı boyunca Türk Milletine yaptığı eşsiz hizmetler göz önüne alınarak her Türk vatandaşının bir soyadı aldığı sırada T.B.M.M. O’na ATATÜRK soyadını verdi.

1934

Avrupa’da baş gösteren siyasi buhran karşısında Balkan Antantının kurulmasında en önemli rolü oynadı.

1936

Montrö Antlaşması ile boğazların tahkiminin sağlanmasını temin etti.

1936

Sadabat Paktıyla memleketimiz için gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasında nazım rol oynadı.

4 Temmuz 1938

Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olan Hatay’ın bağımsız bir Türk devleti olmasını sağlamıştı ki bu vatan parçası ölümlerinden sonra Anavatan’a katılmak imkanını bu sayede buldu.

1938

Yurt içinde her zaman yaptığı inceleme gezilerinin birinde hastalanmış bu rahatsızlığı Mayıs ayına kadar sürmüştü.

5 Eylül 1938

Saraya gizlice çağırttığı bir notere vasiyetnamesini yazıp vermişti.

16 Ekim 1938

Gittikçe ağırlaşan hastalığı karşısında günlük raporlar neşredilmesine başlanmıştı.

8 Kasım 1938

Günü durumu çok ağırlaşmış ve neşredilen rapor üzerine bütün yurdu ağır bir acı kaplamıştı.

10 Kasım 1938

Günü nihayet korkunç sonuç bütün acılığıyla gerçekleşmiş, Atatürk perşembe sabahı saat 9.05’te hayata gözlerini yummuştu.