Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, bağımsızlık savaşımızın başkomutanı ve eşsiz devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tüm hayatını milletinin bağımsızlığına ve çağdaşlaşmasına adamıştır. 1881 yılında Selanik'te başlayan bu destansı yaşam, cephelerden meclis kürsülerine, devrimlerden çağdaş bir ulus inşasına kadar sayısız başarıyla doludur. Askeri dehası, ileri görüşlülüğü ve sarsılmaz vatan sevgisiyle sadece Türk tarihinin değil, dünya tarihinin de akışını değiştiren Büyük Önder'in, doğumundan aramızdan ayrılışına kadar süren hayat yolculuğunun kronolojik dökümünü aşağıda bulabilirsiniz.
Atatürk’ün doğumu.
Askeri rüştiyeye öğrenci oluşu.
Harbiye’ye geçişi.
Erkan-ı Harbiye’ye girişi.
Üç dört arkadaşıyla Şam’da gizli olarak “Vatan ve Hürriyet” adındaki cemiyeti kurması ve aynı yılda Selanik’e geçerek aynı cemiyetin şubesini açması.
Askeri rütbesi kolağası oluşu ve yine aynı yıl içinde görevinin Makedonya’daki 3. Orduya nakli, Cemiyetinin Merkezi Selanik’te İttihat ve Terakki Cemiyeti ile birleşmesi.
Yukarıdaki gizli ve siyasi faaliyetlerinin sonucu 2. Meşrutiyetin, padişah Abdulhamit’e kabul ve ilan ettirilmesi.
İstibdat taraftarlarının yeni rejime karşı ayaklanmaları Rumeli’den bunları bastırmak için yola çıkan Hareket Ordusunun Kurmay Yüzbaşkanlığına deruhte etmesi ve bu ayaklanma da önemli bastırıcı rol oynaması.
Trablusgarb savaşına iştirak etmesi ve oradaki kuvvetlerimizin Kurmaylığını üzerine alması. Bu arada rütbesinin binbaşılığa yükseltilmesi.
Balkan Savaşının başlaması üzerine İstanbul’a dönmesi ve Bolayır’da toplanmış olan kuvvetlerimizin hareket şubesi müdürlüğüne tayin edilmesi.
Sofya Ataşelikleri görevlerinin uhdesinde toplanması bu arada rütbesinin yarbaylığa yükselmesi.
Tekirdağ’da kurulması kararlaştırılan yeni bir tümenin komutanlığına tayini. Onun teşkil ettiği ve 19. Tümen adını alan bu tümen Çanakkale savaşlarında parlak başarılar göstermiştir.
Çanakkale savaşlarında gösterdiği büyük başarılardan dolayı rütbesi albaylığa yükseldi.
Çanakkale savaşları zaferlerimizle bittiğinden Diyarbakır’daki kolordunun komutanlığına tayin edilmiştir. Oraya giderken de rütbesi generalliğe yükseltildi.
Rusların Diyarbakır istikametindeki taarruzlarını kırarak Bitlis ve Muş’u düşman işgalinden kurtardı. Bu başarısı üzerine 2. Ordu komutanlığına atandı.
Mondros Mütarekesini müteakip Yıldırım Orduları Grubu Başkomutanlığını devir alması.
Acı mütareke günlerinin bir kısmını çok üzgün olarak geçirdiği İstanbul’dan 3. Ordu Müfettişliği göreviyle Bandırma vapuruyla geçti.
Kurtuluş Savaşının başlangıç noktası olan Samsun’a çıkmaları.
Erzurum’daki 15.Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ile temas etmesi.
Ankara’daki 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa ile temas etmesi.
Türk Milletini işgallere protesto için mitingler yapmaya davet etmesi.
Doğu vilayetlerinde bir Ermeni Hükümetinin kurulması ve İngiliz himayesi fikirlerine muarız olduğunu beyan etmesi.
Yurdun bağımsızlığını kurmak için Türk Milletini kendisiyle birlikte çalışmaya davet eden tarihi beyannameyi yayınlaması.
Erzurum’dan askeri görev ve askerlik mesleğinden istifa ettiğini İstanbul Hükümetine bildirmesi.
Başkanlığını yaptığı Erzurum Kongresinde millet iradesine dayanan bir millet meclisiyle kuvvetini, gene millet iradesiyle oluşan bir hükümetin kurulması lüzumunu ilk hedef olarak ilan etmesi.
Sivas Kongresinde yurdun muhtelif bölgelerinde kurulmuş olan müdafaa cemiyetlerini Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirip bütün millet kuvvetlerini bir elde idare etmek imkanını sağlaması.
Çalışmalarını bitiren Sivas Kongresi delegeleri tarafından seçilen Temsil Heyeti Başkanlığına getirilmesi.
Temsil Heyeti, Türk Milletinin yetkili makamı olarak ilan edildi.
Temsil Heyeti ile birlikte Ankara’ya yerleşmesi ve bu şehri milli harekatın merkezi yapması.
Ankara’da Büyük Millet Meclisinin törenle açılması ve bu meclise başkan seçilmesi.
“Egemenlik Kayıtsız, Şartsız Milletindir” idare usulü halkın mukadderatını bilfiil elinde tutulması esasına dayanır, kayıtlarını taşıyan ilk demokratik Anayasayı Meclise kabul ettirmesi.
İlerleyen Yunan Taarruzu karşısında T.B.M.M. O’na Başkumandanlık görevini verdi.
Sakarya Zaferinden altı gün sonra T.B.M. Meclisinin çıkardığı bir kanunla Mareşallik rütbesi ve Gazilik unvanı verildi.
Gecesi büyük taarruz savaşının planlarını hazırladı.
Cumartesi sabahı Kocatepe’den büyük taarruz emrini verdi.
Dumlupınar’da ateş hatları arasında idare ettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesini kazandı.
Muzaffer Türk Ordularına “İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR İLERİ” emrini verdi.
Halkın çılgınca alkışları arasında İzmir’e girdi.
Ankara’ya dönüşlerinde eşsiz merasimle karşılanmışlardır.
Saltanatın kaldırılmasını temin eden Kanunu Meclis karşısında müdafaa kabul ettirmiştir.
20:30 da “CUMHURİYET” ilan edilmiş ve Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Cumhuriyet rejiminin Türkiye’de kökleşip yerleşmesi için şart olan hilafetin kaldırılmasını sağlamıştır. Aynı yıl içerisinde medreseleri kapattırarak milli eğitim alanındaki birliği sağlama yolunu açmıştı. Gene bu suretle laik ve modern esaslara göre eğitim ve öğretim yapan müesseselerin kurulmasına zemin hazırlamıştır.
Orta Çağın dini hukuk geleneklerine göre çalışan Şer’iye mahkemelerini kaldırdı.
Milli sermayeyi çoğaltmak özel teşebbüsleri teşvik ederek kurmak ve Türk bankacılığını geliştirmek amacıyla İş Bankasını kurdu.
Memlekette modern çiftçiliği geliştirmek maksadıyla yapılacak teşebbüslere bir örnek olmak üzere kendi parasıyla bir Orman Çiftliğini kurdurdu.
Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması ile ilgili kanun kabul edilerek batıl inanç ve taassup yatakları ortadan kaldırıldı.
Medeni kıyafeti getirdi.
Miladi takvim ve modern saat ölçüsünü değiştiren kanun kabul edildi.
Türk Medeni Kanununun kabul edilmesiyle Türk milleti ümmet devrinden çağdaş medeniyete geçirildi.
Çıkarılan bir kanunla Türk Milletinin kolayca okuyup yazmasını temin edecek olan yeni Türk alfabesi kabul edildi.
Yüzyıllardan beri ihmal edilmiş olan Türk dilini geliştirmek ve bu gelişmeyi kolaylaştırmak için lüzumlu gördüğü Türk Dil Kurumunu meydana getirdi.
Yılının kasım ayında Türk kadınına siyasi hakları tanıyan yasa çıkarıldı.
Hayatı boyunca Türk Milletine yaptığı eşsiz hizmetler göz önüne alınarak her Türk vatandaşının bir soyadı aldığı sırada T.B.M.M. O’na ATATÜRK soyadını verdi.
Avrupa’da baş gösteren siyasi buhran karşısında Balkan Antantının kurulmasında en önemli rolü oynadı.
Montrö Antlaşması ile boğazların tahkiminin sağlanmasını temin etti.
Sadabat Paktıyla memleketimiz için gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasında nazım rol oynadı.
Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olan Hatay’ın bağımsız bir Türk devleti olmasını sağlamıştı ki bu vatan parçası ölümlerinden sonra Anavatan’a katılmak imkanını bu sayede buldu.
Yurt içinde her zaman yaptığı inceleme gezilerinin birinde hastalanmış bu rahatsızlığı Mayıs ayına kadar sürmüştü.
Saraya gizlice çağırttığı bir notere vasiyetnamesini yazıp vermişti.
Gittikçe ağırlaşan hastalığı karşısında günlük raporlar neşredilmesine başlanmıştı.
Günü durumu çok ağırlaşmış ve neşredilen rapor üzerine bütün yurdu ağır bir acı kaplamıştı.
Günü nihayet korkunç sonuç bütün acılığıyla gerçekleşmiş, Atatürk perşembe sabahı saat 9.05’te hayata gözlerini yummuştu.
Büyük Önder'in hayatından, Milli Mücadele'den ve Cumhuriyetin ilk yıllarından özel kareler.